Amina Mohammed: Yoksulluğun olmadığı bir dünya için

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin eski 2015-Sonrası Kalkınma Planlama Özel Danışmanı Amina Mohammed ile Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) sürecinin evrimi, bulunulan taahhütler, karşılaşılacak zorluklar ve bu hedeflerin -eğer uygulanırlarsa- dünyayı nasıl dönüştürebileceğine ilişkin konuştuk.

Milenyum Kalkınma Hedefleri'nden (MKH) öğrenilen dersler neler ve bunlar SKH'leri nasıl şekillendirdi?

MKH ile biz sadece belirtilere değindik. Cinsiyet eşitsizliği, temiz suya erişim eksikliği ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği gibi, kalkınma zorluklarının temelinde yatan sebeplere tam olarak değinmedik. Bu tecrübeyle öğrendik ki bir dizi hedefe sahip olmak kişileri tartışmaya, ortaklıklar yaratmaya ve planları yürütmek için finansman bulmaya yönlendiriyor. Ayrıca uygulama araçları üzerinde uzlaşmayı da öğrendik. MKH sürecinde, hedefler benimsendikten sonra onları finanse etmek üzerinde anlaşmıştık; bu yüzden hep para peşinde koşuyorduk. Bu sefer finansman pakete dahil. 
 

Yani SKH uygulaması için gerekli para hazır mı?

Para hazır değil; hazır olan, o paraya nasıl ulaşacağımıza ilişkin plan. SKH için bir kenarda ayrılmış para olduğu sonucu çıkarmamak lazım.
 

Kalkınmanın geniş alanlarını kapsayan 17 hedef ve 169 amaç bulunuyor. Dünyayı cennete çevirmek gibi pek mümkün olmayan bir şeyin peşinde olduğunuz yönünde eleştiriler gelebilir.

Bir gerçeğe uygunluk denetimi yaptık. Göçlerden eşitsizliğe, çatışmalardan iklim değişikliğine kadar var olan ve ortaya çıkmakta olan zorluklar konusunda hemfikiriz. 17 hedef bugün dünyada mevcut krizlere karşılık niteliğinde. Eğer bu krizleri çözmeye çalışmak cennet peşinde olmaksa, peki o zaman, hedefimiz bu. İstediğimiz bu gündeme sahip olmak. Süreçle ilgili görüşmeler sadece ülkeler arasında değil; kriz yaşandığını gördüğümüz birçok ülkedeki taraflar arasında da sürüyor. Çözümler yine bu kimselerden geliyor. Bu çok ağır bir gündem. Çok daha karmaşık bir taahhütler dizisi. Evrensel bir gündem bu.

 
Zaman zaman patlak veren savaşlar gibi öngörülemeyen durumlarda ne olacak? SKH çerçevesi böylesi zorluklar karşısında nasıl ayakta kalacak?

Böylesi öngörülmeyen durumlarla ilgili tecrübeleri göz önünde bulundurduk ve bunlara nelerin yol açtığını irdeledik. Hedefler kapsamında, çatışmaları önlemek için insanlara, altyapıya, geçim kaynaklarına ve insanların isteklerine yatırım yapılması da var. Üye ülkeler olarak yaptığımız, insan hakları gündemini eklemek oldu çünkü SKH ana dokusu insan haklarıdır. Bağlamın önemli olduğunu bildiğimizden, karşılaştığımız insani meseleler de bu anlaşmaya dahil edildi. Ama aynı zamanda, insan hakları ve barış temel şartlarının yeniden ayarlanması yoluyla, çatışma boşluklarının doldurulması gerektiğini söylüyoruz.

 

Dünyada çok sayıda kalkınma gündemi var ve çok laf edilirken az iş yapıldığı eleştirileri duyuluyor. Yeni hedefler bu dinamiği nasıl değiştirecek?

Diğer gündemler reçete yazan uzmanların işi. Bizimkisi sadece ülkeleri dikkate alan değil; parlamenterleri, iş dünyasını ve sivil toplumu da kapsayan bir süreçti. Fakat bazı kişiler haklı kaygılar taşıyor. Hükümetlerin söyledikleriyle gerçekten yerine getirebilecekleri arasında bir güven açığı var. BM'nin üzerine düşen, söylem ile gerçek uygulama arasındaki boşluğun kapatılabileceği inancını sağlamak.
 

Çin ve Brezilya gibi birçok büyük ekonomi yavaşlıyor ancak siz onlardan “yoksulluğu ona erdirme” hedefini yakalamaya yardımcı olmalarını bekliyorsunuz. Mevcut durumda nasıl mümkün olabilir bu?

Çin sahiden yoksulluğu yüzde 50 azaltma yönündeki MKH alt amacını yakalamaya yardımcı oldu. Çin, 5 yıllık kalkınma planını, SKH ile entegre etme taahhüdünde de bulundu. G20 başkanlığını alan Çin, hedeflerin hayata geçirilmesini sağlayacaktır. 
 

Uygulamadaki ilerlemeyi takip etmek için gerekli göstergeleri ne zaman yayımlayacaksınız?

BM'nin Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi, göstergeleri mart 2016'ya kadar bağımsız bir uzmanlar grubu aracılığıyla hazırlamaktan sorumlu.
 

Bazı kimseler, farklı farklı sosyoekonomik koşullara sahip olan ülkelerin bir göstergeler dizisi üzerinden ölçülemeyeceğini söylüyor.

O kişilerin işaret etmek istediğinin bu olduğunu sanmıyorum. Bizim söylediğimiz, bütün bir dünya olarak, bir dizi hedefe ne kadar ilerlediğimizi gösterecek bazı kıyaslamalar verebilecek küresel göstergeler kümesi olabileceğiydi. Fakat ülkeler düzeyinde, o ülkelerin önceliklerini ve genel durumunu yansıtacak başka göstergeler de geliştirilmelidir.
 

Sizce farklı ekonomik koşullara sahip iki ülkeyi aynı göstergelerle ölçmek adil olur mu?

Eğer bir ülkenin diğerinden daha iyi iş çıkardığı ölçülürse, bunun sebebinin mali durum mu, kapasite mi, yoksa yönetim mi olduğunu anlamak istersiniz. Bu meselelere bakıp çözümler üretmemiz gerekir.


SKH bir araya getirilirken perde arkasında yaşanan zorluklar nelerdi?

İlk zorluk bunu evrensel bir gündem haline getirmekti. Çok hevesli olununca yoksulların geride kalacağından korkanlar oldu. İkinci zorluk, yoksulluk gündemiyle çevre gündemini bir araya getirmekti. Birinin öbürünü gölgede bırakacağı kaygısı vardı, halbuki bunlar aynı paranın iki yüzü gibidir. Üçüncüsü, uygulama araçlarının tespitiydi. Dördücüsü, hesap verebilmeydi.

 

Bu zorluklarla nasıl başa çıktınız?

Doğrudan doğruya. Kaygı taşıyanlarla bunları ele aldık. Uzun uzun konuştuk; Kuzey, Güney ile görüştü. Genellikle Avrupa ile Afrika görüştü ve bazen de Güneydoğu Asya ile görüştüler. Latin Amerika, Arap dünyası ve küçük ada ülkelerini bu görüşmelerde buluşturmak farklı bir dinamikti. Bütün tarafların ideoloji ve kaygılarını anlayacaksınız ki bu meselelerde ortak bir açıklama bulabilesiniz. Bugünkü gerçekliği çatışma olan Arap dünyasından birisini, SKH sürecinin işleyeceğine nasıl ikna edeceksiniz? Fakat bunlar bizi, çatışma durumlarında bile çocukların okula gittiğini ve kadınların doğum yaptığını kabul etmekten alıkoymadı. Eşitsizlikler söz konusu olduğunda Latin Amerika bizim için yeni bir alandı. Mücadele ettik ama sonunda aynı dili konuşmayı ve kaygılarını anlamayı öğrendik.
 

İleriye dönük olarak BM ülkelerinin taahhütlerini yerine getirmesi için neler yapabilir?

Bu gündemi sahiplenen 193 ulus var. Evsahibi ülkelerde SKH gündemine olanak sağlamak için BM kuruluşlarının uzmanlığının amaca uygunluk göstermesi gerekiyor. Ülke düzeyinde taraflar hiç olmadığı kadar fazla. Bu yüzden BM, Dünya Bankası, bağışçılar gibi ortakların sürdürülebilir kalkınma etrafında bir ahenk yakalaması gerekli. Ayrıca iş dünyasını, parlamentoları ve sivil toplumu kapsayan daha geniş bir yelpazeden taraflar da var çünkü sadece sosyal gündemi yürütmüyoruz; çevre gündemini ve iklim değişikliği meselelerini de ele alıyoruz.

  

Sivil toplumdan beklentileriniz neler?

Sivil toplumlar bu gündeme katkıta bulundu ve bizimle aynı emelleri paylaşıyorlar. Bizi sorumlu tutmak gibi bir rolleri olmalı. Veri devriminin yerine getirilmesini sağlama almakta yardımcı olabilirler. Sadece geleneksel veriye değil, karar vericilere yardımcı olacak gerçek zamanlı geribildirim verisine de yatırım yapmalıyız. Bazı konularda sivil toplum uygulama ortağı olacak.
 

2030'da dünyanın geleceği yeri nasıl görüyorsunuz?

Yoksulluğun olmadığı, fırsat eşitliğinin olduğu bir dünya görüyorum; ekonomilerimizin kapsayıcı olduğu, işletmelerin iş modellerini değiştirerek artık kaynaklarımızı ve halkı sömürmediği bir dünya. Genç yüksekokul mezunlarının iş bulabildiği, daha az çatışma olan ve göçün zorla değil planlamayla olduğu bir dünya görüyorum.



Fotoğraf Galeri

Reklam
En Çok Okunan
Diyaloğun ardına çok şey saklanabil... Liberia: Michelle Obama Pushes for ... Deniz, Güneş, Tarih Ve Doğanın Sihi... Singapur, Afrika’daki fırsatlar kon... 88. Oscar Ödülleri ve Irksal Yansım... Ruandalı yönetmen yerel film endüst... Dangote, Tiger marka hisseleri devr... 2015 Afrika Uluslar Kupası Şampiyon...
Reklam
Reklam
Sosyal Medya


© Copyright 2013 African Business Life
Bu sitenin içeriğinin kopyalanması ve yeniden dağıtılması açık olarak yasaktır. İşbu sitenin içeriğindeki herhangi bir hata veya yanlışlıktan şirket sorumlu tutulamaz.Tüm Hakları Ferm Ajans Ltd.Şti. ' ye aittir.